asadsgdjsdhjsds  :D:DD:d.D:D

asadsgdjsdhjsds  :D:DD:d.D:D

iyi geceler genşler.

iyi geceler genşler.

Tanrım, değer verdikçe kalkmayan göt yaratmadın mı acaba?

Biz eskiden burda nasıl eğleniyormuşuz ya geçmiş bizden diye içimden geçiriyordum, sonra kendimi annem gibi hissetmeye başladım.

Hiçbir şey umrumda değil sen varken.

İnsanın bütün acıları, bir adamın yanındayken geçer mi?

Mucize gibi…

Sade ve tatlı hayatıma fon müziği olarak indie rock şarkılardan oluşan bir playlistin eşlik ettiğini düşününce bulutlar pamuk şeker oluyor.

Bu sıcakta sarılmak sevdaya dahil mi?

aradığım saadet. 😻
mutlu aile tablosu. 😻

aradığım saadet. 😻
mutlu aile tablosu. 😻

Hadise’nin kiloları eski sevgili gibi.Bi gidiyo bi geliyo.

Geçen sene “Aşk Neydi?” tag’i ile anılarımı yazıyordum, şimdi de Kurban’ın çok sevdiğim herkesin bildiği ve dillere pelesenk olmuş  şarkısındaki sözlere inanmış durumdayım “Yalan dostum aşk diye bir şey yok.”

image

Bundan yaklaşık bi 3-4 ay önce, dershanede (kpss’ye hazırlanıyordum bilmeyenler için) bir çocuk vardı arkadaşımın arkadaşıymış ama hiç konuşmamıştık tanışmamıştık.

Ne zaman kantinde olsam bu geliyor karşı masaya oturuyor öyle bi bakıyor ki yanımdakilerin bile dikkatini çekmiş.

Sonra beni bir gün face’den ekledi.Ben de kabul etmedim..Derken aynı hafta içerisinde tekrar kaldırmış istediği bir kere daha ekledi.Bu duruma da uyuz olurum kendini fark ettirmeye çalışma gibi gelir bana genelleme de yapmak istemem ama yine de öyle yani.Kapak fotoğraflarımı filan beğeniyor, twitterdan instagramdan filan hep takip etmiş.Sonra ben götü kalkık imajı vermek istemediğimden dolayı kabul ettim face isteğini.

Kabul eder etmez tak mesaj: “Teşekkürler hanımefendi.”

Pardon canım duyamadım hanımefendi mi? Sensin lan hanımefendi! Bana kimse böyle hitap etmedi bu güne kadar.Şok oldum telefonu fırlatasım geldi kendimden tiksindim. Ben mesajı görür görmez tabi bu ne of filan dedim.Sonra neden teşekkür ettiğini sordum, isteğini kabul etmişim ondan teşekkür etmiş.Face’in çok da matah bir şey olmadığını söyleyerekten önemli değil dedim.

Ya kendimi övmek değil amacım ama bir iltifatlar ki sormayın yok ben kusursuzmuşum da mükemmel gülüyormuşum da yok saçlarım harikaymış rüzgarda savruluşu bambaşkaymış hele ufuuu…Yani kısacası hayatımda duyduğum iltifatların -ki yeri gelmişken söyleyeyim böyle abartı laflardan hiç hoşlanmam- toplamının 9384938504 katı filan.İşin kötüsü bu beni her övdüğünde ben “abartma öyle değilim” şeklinde cevaplar verdim.Hakikaten sevmiyorum yani.Ben öyle diyince de “Sen böyle dedikçe farklılığını ortaya koyuyorsun diğer kızlar gibi değilsin” demeye başladı.Yani iki ucu boklu değnek anlayacağınız.

Adamla nerdeyse 2-3 ay filan yazıştık "face’de" bir kere bile yanıma gelip de selam vermedi.Utanıyormuş benden, beni görünce çok heyecanlanıyormuş bıdı bıdı bir şeyler.Yani o kadar saçma ki yan masamdan “Naber :)” yazmalar, kantinde benim sevdiğim şarkıları açmalar öyle mesaj göndermeye çalışmalar…

Ama ona demiştim, bak sen bana böyle konuşuyorsun ama benim böyle ilişki gibi bir düşüncem yok eğer umut buluyorsan konuşmayalım gibisinden.Bana verdiği cevap: Bana seninle konuşmak iyi geliyor, olmuştu.

Yani şuan kısa kesiyorum yeminle oha noluyoruz olduğum bir dönemdi.Ama içimde gram ilgi yok.Mesaj atıyor ama oflaya puflaya cevap veriyorum.Öyle bık bık bık mesajlaşmayı da hiç sevmiyorum.Bir de kedi sevdiğimi öğrenmiş, her sabah kedi fotoğrafları gönderiyor.Yani en en en itici bulduğum şeyler.Hele iyi geceler mesajını gönderemiyor bir türlü.Uyicam ben dersim var iyi geceler diyorum, cart diye başka bir şey söylüyor.Bir iki geçiştirim diyorum hadi ben uyuyorum diyorum uzattıkça uzatıyor.

+ İyi geceler

- İyi geceler :) Allah rahatlık versin :))

+ Sağol, sana da.

- Güzel uyu iyice dinlen :)

+ Olur.

- Kaçta kalkacaksın?

+ 7

- Tamam ben de 8de kalkarım :)

+ Peki :S

- Tekrar iyi geceler :))

+ Sana da.

Derken …yazıyoru görmeden neti kapatıyordum. Allah’ım aklıma geldikçe daha da uyuz oldum.

Adam nereye gitsem peşimde ama konuşmuyor benimle daha doğrusu konuşamıyor.Annemle birlikte kahve içmeye gidiyoruz, arkadaşlarla cafeye filan gidiyoruz o da alıyor arkadaşlarını dibimizdeki masada oturuyor.Ay şimdi böyle yazınca da sapıkmış gibi oldu keh keh.

Bir keresinde bir gün kahvaltı yapalım demişti bu, ben de sınavım var ev ve dershane arasında gidip geliyorum hiçbir yere çıkmam demiştim.Sonra sınav geldi geçti, bu da konusunu açtı.Kaçacak yer bulamadım artık tamam dedim.

Sabahına kahvaltı için sözleştik ama devamını yarın anlatayım  :>

Bu arada özlemişim yazmayı *-*

Bu aralar kendimi o kadar özgür hissediyorum ki bulutları yiyesim geliyor.

Nescafe Xpress’in reklam müziği olan şu canımın içi şarkı da fon müziği oluyor bana, kaptırıp gidiyorum.

O zaman bu defa benim için geliyor:

This is gonna be the best day of my life!!

azcik da sev, korkma yemem.

azcik da sev, korkma yemem.

Tam birine alışıyorum.

Diyorum ki “ben bu adamı severim.”

Hayatımda gördüğüm en olgun, en mükemmel, en oturup kalkmasını bilen nerede ne konuşacağını bilen, en güvenilir adamın kollarına bırakayım kendimi diyorum.Hoooop! Cemre’de şans ne gezsin? O herifte bile bir bokluklar oluyor.

Sonra Cemre neden aşka sevgiye karşı bu kadar katı? Al işte! Yine olan oldu.Yine ümitlerim suya düştü, yine hayallerim yıkıldı.Ve en önemlisi yine güvendiğim dağlara kar yağdı adeta bir Erciyes, Süphan ne bileyim Ağrı ya da Cilo dağlarına dönüştüler.

Bazen diyorum ki acaba ben çok mu mükemmelliyetçiyim? Ufacık bir şeye bile kıllanıyorum artık, gıcıklanıyorum, anında soğuyorum.

Neyse bana yine yalnızlık, bana yine iki sevgili yanında tek oturmaya mahkumluk var.

Çok sıkıldım.

Etrafımdaki düşüncesiz ve fesat insanlardan çok sıkıldım.

Yıldım.

Kendimi çok bitkin hissediyorum, kimseyle konuşmak istemiyorum.

Kimse için kafamı yormak istemiyorum, hayatımı düzenlemek istemiyorum.

Yeni hiçbir şey yapasım gelmiyor içimden.

Keşke sigaram hiç bitmese, yenisini yakasım bile yok.

Yani kısacası bu aralar, ka-pa-lı-yız.

Kimseyi sevip, değer vermeye gelmiyor arkadaş.

Bıktım valla bıktım.

Yeni insanlarla tanışmaya halim kalmadı.